Hırsızlık suçu ve cezası 5237 sayılı Türk Ceza Kanunumuzun 141 e 142. Maddelerinde basit hırsızlık suçu (TCK 141) ve nitelikli hırsızlık suçu (TCK 142) olmak üzere iki farklı şekilde düzenlenmiştir.
TCK 143 maddesinde ise hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi şeklinde daha ağır cezayı gerektiren halleri düzenlenmişken; TCK 144 maddesinde hırsızlık suçu ve cezası için daha az cezayı gerektiren halleri sıralanmıştır.
Basit hırsızlık suçu ve nitelikli hırsızlık suçları için öngörülen ceza miktarları, suçun takibi şikayete tabi olup olmaması ve en önemlisi uzlaşma prosedürlerinin uygulanması bakımından kısmen de olsa farklı hukuki süreçlere tabi olabilmektedir. Bu nedenle ceza kanunumuzda yapılan ayrımı gözeterek hırsızlık suçu ve cezası hakkında bilgi vermeye daha uygun görüyoruz.
Hırsızlık Suçu Nedir?
Hırsızlık suçu başkasına ait olan bir malı sahibinin rızası olmaksızın yarar sağlamak amacıyla alınması şeklinde oluşur.
Yazımızın ilerleyen bölümlerinde hırsızlık suçu unsurları hakkında daha detaylı bilgiler vereceğiz ancak yukarıda yapmış olduğumuz tanımdan yola çıkarak hırsızlık suçunun oluşması için;
- Suça konu malın bir başkasına ait olması
- Malın zilyedinin, malın alınmasında rızasının bulunmaması
- Yararlanma kastı ile hareket edilmiş olması
- Son olarak suça konu malın zilyedinin hakimiyet alanında çıkartılmış olması
Gerektiği gibi bir takım temel unsurları taşıması gerekir.
Basit Hırsızlık Suçu ve Cezası
Basit hırsızlık suçu ve cezası TCK 141/1 maddesinde düzenlenmiştir.
Basit Hırsızlık Nedir?
Hırsızlık suçu ve cezası temel ceza kanunumuzda iki farklı şekilde (Basit – Nitelikli) düzenlenmiş ise de ayrı ayrı bir tanımlama yapılmamıştır. Her durumda yukarıda sıralamış olduğumuz temel unsurları barındıran fiili davranışlar hırsızlık suçunu oluşturacaktır. Basit ve nitelikli hırsızlık suçu ayrımı yapılırken daha çok suça konu malın zilyetlik durumu, suçun işlenme zamanı ve suçun işlenmesi sırasında kullanılan araç ve gereçler dikkate alınmıştır. TCK 142 maddesi ve alt bentlerinde sıralanmış haller dışında gerçekleşen “hırsızlık” basit hırsızlık olara kabul edilmektedir.
Basit Hırsızlık Suçu Cezası
Failin eyleminin yukarıda belirtmiş olduğumuz şekilde suçun nitelikli hallerinin söz konusu olmaması halinde basit hırsızlık suçu cezası 1 yıl ile 3 yıl arasında hapis cezasıdır.
Basit Hırsızlık Suçu Uzlaşmaya Tabi Midir?
Evet. Hırsızlık suçlarında sadece TCK 141/1 maddesinde yer alan basit hırsızlık suçu uzlaşmaya tabidir. Suçun faili ve mağduru arasında soruşturma aşamasında uzlaşma sağlanması halinde şüpheli hakkında “Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar”, yargılama (kovuşturma) aşamasında uzlaşma sağlanması halinde ise sanık hakkında “düşme” kararı verilir.
Nitelikli Hırsızlık Suçu ve Cezası
Nitelikli hırsızlık suçu ve cezası TCK 142 ve alt bentlerinde sıralanmıştır. Aşağıda sıralamış olduğumuz fiil ve davranışlar nitelikli hırsızlık suçunu oluşturur.
- Kime ait olursa olsun; Kamu kurum ve kuruluşlarından, ibadete ayrılmış yerden ya da kamu yararına veya hizmetine sunulmuş eşya hakkında,
- Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya belli varış ve kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,
- Bir afet veya genel bir felaketin meydana getirmiş olduğu zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanmış eşya hakkında,
- Adet veya tahsis ya da kullanım gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında,
- Kişinin malını koruyamayacak durumda olması veya ölmesinden yararlanmak suretiyle,
- Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle veya özel beceriyle,
- Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirmiş olduğu korku ve kargaşadan yararlanmak suretiyle,
- Haksız bir yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle,
- Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle,
- Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak,
- Büyük veya küçükbaş hayvan hakkında,
- Herkesin girebileceği yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle,
- Bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında,
- Sıvı veya gaz halindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait işletme ve tesislerde
Kamu Kurum ve Kuruluşlarından Hırsızlık Suçu ve Cezası (TCK 142/1-a)
Yasa metninden de anlaşılacağı üzere kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadethanelerde meydana gelen hırsızlık olaylarında hırsızlığa konu eşyanın bu kuruluşlara ait olup olmadığı konusunda bir ayrıma gidilmemiştir. Suçun bu şekilde hırsızlık suçunun nitelikli halinin oluşmasında eşyanın kamu kurum ve kuruluşları içerisinde bulunması yetmektedir.
Yasa koyucu ibadet yerleri içinde bir ayrım yapmamıştır. Bu yerler bir camii olabileceği gibi bir kilisede olabilmekte, aynı şekilde hırsızlığa konu eşyanın bu ibadethaneye ait olup olmaması suçun nitelikli hali için engel teşkil etmemektedir. Suçun mağduru ibadethaneye ibadet için gelen herhangi birisi de olabilmektedir.
Suçun nitelikli halinin düzenlendiği TCK 142/2-a maddesinde belirtilen diğer nitelikli durumu ise suça konu eşyanın bu kez herhangi bir şekilde muhafaza altına alınma şartı olmaksızın, kamu yararına veya hizmetine tahsis edilmiş eşya olma durumudur. Oyun parkı veya piknik alanı gibi yerlerde kullanılan bir eşya olabilmektedir.
Kamu Kurum ve Kuruluşlarından Hırsızlık Suçu Cezası
Failin eyleminin yukarıda yapmış olduğumuz tanıma uyması halinde cezai yaptırımı; 3 yıl ile 7 yıl arasında hapis cezasıdır.
Toplu Taşıma Araçları İçerisinde Hırsızlık Suçu ve Cezası (TCK 1421/1-c)
Genellikle toplu taşıma araçlarında karşılaşılan suçun nitelikli halinde hırsızlığa konu eşyasının söz konusu toplu taşıma aracında yolcu olarak bulunan kişinin veya personelin olma durumu fark yaratmamakla birlikte bu tür araçlarda bulunan bagaj kısımlarından yapılacak hırsızlıkta yine bu madde kapsamında nitelikli hırsızlık suçu olarak kabul edilmektedir.
Toplu Taşıma Araçları İçerisinde Hırsızlık Suçu Cezası
Failin eyleminin TCK 142/1-c maddesinde belirtilen şekilde gerçekleşmesi halinde cezai yaptırımı yine; 3 yıl ile 7 yıl arasında hapis cezasıdır.
Afet İçin Hazırlanan Eşya Hakkında Hırsızlık Suçu ve Cezası (TCK 142/1-d)
Bu madde kapsamında belirtilen eşyaların herhangi bir kamu kurum veya kuruluşlarına ait olma zorunluluğu bulunmamaktadır. Kanun koyucu bu tür afet veya felaketin sonuçlarının kişiler üzerinde ağır etkileri olabileceğini düşünerek bu tür eşyalar hakkında yapılan hırsızlığı nitelikli olarak kabul etmiştir. Söz konusu hırsızlığın afet veya felaketten önce veya sonra yapıldığının suçun oluşumunda herhangi bir etkisi bulunmamaktadır.
Afet İçin Hazırlanan Eşya Hakkında Hırsızlık Suçu Cezası
Suçun bir başka nitelikli halinin düzenlendiği TCK 142/1-d maddesinde belirtilen şekilde; “Bir Afet veya Genel Bir felaketin Meydana Getirebileceği Zararları Önlemek veya Hafifletmek Maksadıyla Hazırlanan Eşya” hakkında işlenmesi halinde fail hakkında öngörülen hapis cezası yine 3 yıl ile 7 yıl arasında hapis cezasıdır.
Açıkta Bırakılan Eşya Hakkında Hırsızlık Suçu ve Cezası (TCK 142/1-e)
Yasa metninde belirtilen adet ile örf ve anane kast edilmiş olup, bu şekilde açıkta bırakılan eşyalar hakkında hırsızlık ile kullanım amaçlarına göre açıkta bırakılmış olan eşyalar hakkında hırsızlık, nitelikli hırsızlık olarak kabul edilmiştir.
Açıkta Bırakılan Eşya Hakkında Hırsızlık Suçu Cezası
Failin eyleminin TCK 142/1-e maddesinde belirtilen tanıma uyması halinde ise cezai yaptırımı 3 yıl ile 7 yıl arasında hapis cezasıdır.
Nitelikli Hırsızlık Suçu ve Cezası İçin Daha Ağır Cezayı Gerektiren Haller
Mağdurun Zayıf Halinden Yararlanmak Suretiyle Hırsızlık Suçu ve Cezası (142/-2-a)
Mağdurun kendisini veya malını koruyamayacak derecede fiziksel veya ruhsal rahatsızlığının bulunması ya da yaş itibariyle buna imkanının bulunmaması hatta belli bir ızdırap veya üzüntü halinde olması durumundan failin bu durumdan faydalanmak suretiyle hırsızlık olayını gerçekleştirmesi halinin nitelikli hırsızlık olduğu belirtilmiştir.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli hususun mağdurun yukarıda belirtilen kendini koruyamayacak durumda olması halinin fail tarafından gerçekleştirilmemiş olması gerekmektedir, aksi halde TCK 148 ve 149 maddelerinde belirtilen hırsızlık suçuna nazaran daha ağır yaptırımları bulunan “yağma” suçunu işlemiş olacaktır.
Kapkaç veya Özel Beceri Suretiyle Hırsızlık Suçu ve Cezası (TCK 142/2-b)
Halk arasında daha çok kapkaç suçu ve yankesicilik olarak tabir edilen hırsızlık suçunun nitelikli hali ile gasp ve yağma suçlarının birbirinden ayrılması gerekmektedir. TCK 142/2-b maddesi kapsamında hırsızlık suçunda fail mağdura yönelik herhangi bir şiddet ve tehditte bulunmadan tamamen çevikliğini ve el becerisini kullanarak hırsızlık olayını gerçekleştirmesi gerekmektedir. Fail mağdura yönelik herhangi bir şiddet veya tehditte bulunması halinde bu kez gasp ve yapma suçları oluşacaktır.
Afet veya Kargaşadan Yararlanmak Suretiyle Hırsızlık Suçu ve Cezası (TCK 142/2-c)
Herhangi bir doğal afet veya kargaşa nedeniyle mağdurun malını koruyamayacak durumda olmasından faydalanmak suretiyle hırsızlık olayının gerçekleştirilmesi fail hakkında daha ağır cezayı gerektirir hal olarak düzenlenmiştir. TCK 142/2-c maddesinde belirtilen doğal afet bir deprem, sel olabileceği gibi çığ veya olağanüstü hal / savaş hali olabilmektedir.
Kilit Açmak Suretiyle Hırsızlık Suçu ve Cezası (TCK 142/2-d)
Failin üzerine atılı suçu bu madde kapsamında işlemesi halinde yasa metninden anlaşılacağı üzere “haksız yere elde bulundurulan” denilmek suretiyle failin hırsızlık suçundan önce işleniş olduğu bir suçun varlığı söz konusu olabilir. Örneğin hırsızlık yapmak amacıyla mağdurun elinde bulundurduğu anahtarı “yağma” suçunu işleyerek elde etmesi bu şekilde eline geçirdiği anahtarla hırsızlık suçunu da işlemesi halinde fail hırsızlık suçu ile birlikte yağma suçundan da yargılanacaktır.
Taklit anahtar veya maymuncuk olarak tabir edilen benzeri aletlerle kilit açılarak gerçekleştirilen hırsızlık olayında fail nitelikli hırsızlık suçu ile birlikte “konut dokunulmazlığını ihlal” hatta kilit açma sırasında herhangi bir şekilde kilidin kırılması veya zarar görmesi halinde “mala zarar verme” suçlarından da yargılanması olasıdır.
Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Hırsızlık Suçu ve Cezası (TCK 142/2-e)
Gerek uygulamada gerekse doktrinde tartışma konusu olan TCK 142/2-e maddesinde belirtilen “bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçu” ile TCK 243 244, 245. Maddelerinde belirtilen bilişim alanında suçların ayrımının yapılması gerekmektedir.
Sahibinin veya zilyedinin bilgisi dışında bilgisayar, tablet, telefon gibi araçlarda bulunan bilgilerin kopyalanması veya bu bilgilerden faydalanmak üzere başka bir yere gönderilmesi ya da değiştirilmesi veya yok edilmesi kullanılan bilgilerin menkul bir değer taşımaması failin daha çok bu bilgilerden yararlanmasın yönelik bir eylem olduğundan dolayı bu tür eylemler TCK 142/2-e maddesi kapsamında değerlendirilmemelidir.
Ancak yine sahibinin rızası olmamaksızın bankacılık hesabı ve dijital cüzdan hesabı gibi hesaplara kullanıcının hesabına bağlanarak bu hesapta bulunan para veya nakdi değerlerin daha sonra faydalanmak üzere bir başka yere gönderilmesi TCK 142/2-e maddesinde belirtilen nitelikli hırsızlık suçunu oluşturmaktadır. Yine Yüksek Mahkeme bir başkasına ait GSM operatörüne ait kullanıcı bilgilerin kırılması veya izinsiz bir şekilde sahibinin bilgisi dışında kendi cep telefonuna kontör göndermesi eylemini bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık olarak değerlendirmiştir. Failin üzerine atılı suçu bu şekilde işlediği tespit edilmesi halinde “beş yıldan on yıla kadar hapis cezası” ile cezalandırılacağı belirtilerek sanık hakkında uygulanabilecek müeyyide belirtilmiştir.
Yüksek Yargı kararları içtihatlarında TCK 141/1 belirtilen “… bulunduğu yerden alan …” ibaresine dayanarak failin bilişim sistemlerini kullanarak suça maddi değer taşıyan veri üzerinde sahibinin veya zilyedinin kullanım ve tasarruf hakkına kendisine yarar sağlamak amacıyla ortadan kaldırmasının hırsızlık suçu kapsamında değerlendirileceğini belirtmiştir.
Kimliğini Gizlemek Suretiyle Hırsızlık Suçu ve Cezası (TCK 142/2-f)
Fail, yüzünü örterek, maske veya peruk gibi araçlarla ya da yüzünü boyamak suretiyle işlemekte olduğu hırsızlık suçunda tanınmamayı amaçlayarak hareket edebilir suçun bu şekilde işlenmesi suçun nitelikli hali kapsamında değerlendirilmekle beraber olay sırasında failin tanınmış olması suçun oluşumuna etki etmemektedir.
Nitelikli hırsızlık suçu olarak değerlendirilmesi failin bu amaçla hareket edip etmemesine bağlıdır. Fail yetkisi olmadığı halde herhangi bir resmi sıfata mahsus kimliğe bürünerek atılı hırsızlık suçunu işlemesi halinde de fail nitelikli hırsızlık suçlaması ile yargılanacaktır.
Yasa metninden de anlaşılacağı üzere failin takınmış olduğu resmi sıfatın yetkisi dahilinde olmaması gerekmektedir. Fail bu amaçla hırsızlık suçunu işlemek için belli bir mesleğe mahsus veya kamu görevlisine mahsus kıyafeti yetkisiz bir şekilde giyerek hırsızlık suçunu işlemesi halinde nitelikli hırsızlık suçu ile birlikte TCK 264/1 maddesi uyarınca da ayrıca cezalandırılacaktır.
Büyük veya Küçükbaş Hayvan Hakkında Hırsızlık Suçu ve Cezası (TCK 142/2-g)
Türk Ceza Kanununda nitelikli hırsızlık suçu olarak düzenlenen ve daha çok kırsal bölgelerde sıkça karşılaşılan bir seçimlik harekettir. TCK 142/1-g kapsamında değerlendirilen bu suç, mağdurun ekonomik yaşamını doğrudan etkileyen ve çoğu zaman geçim kaynağını hedef alan bir hırsızlık türüdür. Bu nedenle hırsızlık suçunda daha ağır cezayı gerektiren haller arasında sayılmıştır.
Hayvanın ahırdan, ağıldan, meradan veya sahibi tarafından gözetilmekte olan bir yerden alınması suçun oluşması için yeterlidir. Bu tür hırsızlık, hayvanın taşınabilir bir mal olması sebebiyle klasik hırsızlık tanımı içinde yer almakla birlikte, ekonomik değeri ve mağdurun geçim kaynağı olması nedeniyle daha ağır cezalar öngörülmüştür.
Muhafaza Altındaki Eşya Hakkında Hırsızlık Suçu ve Cezası TCK 142/2-h)
Daha çok alışveriş merkezleri, market veya mağaza gibi yerlerde karşılaşılan hırsızlık çeşidinde fail bu ve benzeri yerlerden hırsızlık olayını gerçekleştirebileceği gibi ikamet gibi yerlerden veya bunun eklentileri içerisinde bulunan eşyaya yönelik hırsızlık artırım nedeni olarak görülmüştür.
Failin eyleminin yukarıda belirtmiş olduğumuz TCK 142/2 maddesinde yer şekillerde gerçekleşmesinde halinde cezai yaptırımı; “5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıdır.”
Gece Vakti Hırsızlık Suçu ve Cezası (TCK 143/1)
Gece vaktinin tanımı TCK 6/1-e maddesinde yapılmış olup tanıma göre “güneşin batmasından bir saat sonra ve güneşin doğmasından bir saat öncesine kadar arada bulunan süre” gece olarak tanımlanmıştır. Suçun bu şekilde işlenmesi halinde yukarıda belirtilen TCK 141 ve TCK 142 maddeleri gereğince verilecek ceza yarı oranında arttırılır. (TCK 143)
Hırsızlık Suçunda Malın Değerinin Az Olması (TCK 145)
Suça konu hırsızlık malının değerinin az olması nedeniyle indirim yapılabileceği, olayın oluş şekli veya suça konu malın değerinin durumuna göre ceza verilmesinden vazgeçilebileceği belirtilmiştir. Buradaki malın değerin az olması durumu genel olarak hakimin takdirine bırakılmış bir husus olup bu konuda kesin bir ölçüt belirlenmemiştir. (TCK 145)
Kullanma Hırsızlık Suçu ve Cezası (TCK 146)
Hırsızlığa konu malı fail geçici bir süre kullanarak daha sonra zilyedine kendi rızası ile iade etmesi halinde mağdurun şikayeti üzerine verilecek ceza miktarı yarı oranında indirilebilmektedir. Failin asıl amacının suça konu malı kullanmak üzere hareket etmesi gerekmektedir. Ancak burada ayrım yapılması gereken en önemli husus fail bu hırsızlığa konu malı başkaca bir suç işlemek için kullanmaması en önemli kriterdir. (TCK 146)
Hırsızlık Suçu ve Cezası İçin Zorunluluk Hali (TCK 147)
“Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi halinde, olayın özelliğine göre, cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.”
Madde metninden de anlaşılacağı üzere failin önemli ve acil bir ihtiyacını karşılamak amacı ile hareket ederek suçu işlemesi durumunda verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi herhangi bir ceza verilmemesi de söz konusudur. Burada gerek yapılacak indirim miktarı ile hırsızlığa konu malın fail için önemli ve acil bir ihtiyaç olup olmadığının tespiti tamamen hakim takdirine bırakılmış bir husustur.
Hırsızlık Suçuna Teşebbüs Suçu ve Cezası (TCK 35)
Suçun maddi unsuru failin; Suça konu malın zilyedinin rızası dışında bulunduğu yerden almak eyleminin tamamlanmış olması gerekmektedir. Hırsızlık suçu TCK 35. maddesinde belirtilen teşebbüs hükümlerinin uygulanmasına müsait bir suçlardandır. Yasa metninden de anlaşılacağı üzere fail hırsızlık amacı ile icra-i hareketlerine başlamış ancak elinde olmayan sebeplerle suçu tamamlayamamış olması halinde fail hakkında teşebbüs hükümleri uygulanabilecektir.
Failin eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı kanaatine varılması halinde yukarıda belirtmiş olduğumuz hırsızlık suçu ve cezasında 1/4 ile 3/4 oranında ceza indirimi yapılır.
Hırsızlık Suçu Unsurları
Hırsızlık Suçu İle Korunan Hukuki Değer
Türk Ceza Kanunumuzun 10. Bölümünde yer alan diğer al varlığına yönelik suçlarda olduğu gibi hırsızlık suçu ve cezası ile korunan hukuki değer mülkiyet hakkından daha geniş bir alana sahip olan zilyetlik hakkıdır. TCK 141/1 maddesinde yapılan tanımdan da anlaşılacağı üzere hırsızlık suçunun suç olarak tanımlanmasında zilyetlik hakkı korunma altına alınmıştır. Bu nedenle suçun mağdurunun rızası olmaması suçun unsurları arasında yer alır.
Suçun Maddi Unsurları
Mağdur
Gerek TCK 141 maddesi gerekse TCK 142 maddesi mağdur açısından özgü nitelik taşımaz. Bu bağlamda suçun mağdurunun herkes olabileceğini söyleyebiliriz. Sadece TCK 142/2-a ve TCK 142/2-h maddesinde belirtilen kişilerden olması suçun nitelikli halini belirtirken “beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak” kişilere karşı suçun işlenmesi hırsızlık suçu ve cezası için 1/3 oranında artırım nedenidir.
Fail
Suçun mağduru konusunda özgü bir nitelik tanımlamasına yer verilmediği gibi faili açısından da özgü bir nitelik belirlenmemiştir.
Eylem Unsuru
Hırsızlık suçu unsuları arasında eylem unsuru en belirleyici unsurlar arasında yer alır. Yazımızın aşında da belirttiğimiz gibi hırsızlık suçunda “eylem” suça konu malın zilyedinin egemenliği altından failin egemenliği altına sokulması ile gerçekleşir. Elbette ki sadece suça konu malın zilyedinin egemenliği altından çıkartılmış olması yeterli olmayıp ayrıca failin bu fiiline zilyet sahibinin rızası olmaması gerekir.
Suçun Manevi Unsurları
Kast Unsuru
Suçun manevi unsurları arasında “kast” unsuru yer alır. Suçun niteliği itibariyle taksirle işlenmesi mümkün değildir. Hırsızlık suçu ve cezası unsurları arasında kastın varlığından söz edebilmek için failin;
- Suça konu malın zilyedinin başkasına ait olduğunu bilmesi
- Mağdurun buna rızasının olmadığını bilmesi
- Yarar ağlamak amacıyla hareket etmiş olması gerekir.
Daha çok yarar sağlamak amacıyla hareket edilmiş olsa da hırsızlık suçunda failin yararı sağlayıp sağlamadığının bir önemi yoktur.
Hırsızlık Suçunun Özel Görünüş Biçimleri
Suça İştirak
Hırsızlık suçuna iştirak halinde “birlikte faillik” söz konusu olur. Azmettirme veya suça yardım eden kişi / kişilerde asıl fail gibi yargılanarak ceza verme yoluna gidilir.
İçtima
Bilindiği üzere ceza hukukumuzda içtima farklı şekillerde düzenlemiştir.
- Fikri içtima (TCK 44); failin tek bir fiili sonucu birden fazla suçun oluşması durumudur.
- Zincirleme suç (TCK 43); aynı suçun birden fazla eylemle farklı zamanlarda işlenmesidir.
- Gerçek içtima; Tek bir filin birden fazla suç oluşturması halinde failin her bir suçtan ayrı ayrı yargılanarak cezalandırılmasıdır.
Hırsızlık suçu ve cezası için içtima hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda TCK 142/4 maddesinde kısmen de olsa bir düzenleme yapılmıştır. TCK 142/4 maddesinde yer alan hükme göre hırsızlık suçunun işlenmesi sırasında “konut dokunulmazlığının ihlali suçu” veya “mala zarar verme suçu” işlenmesi halinde şikayete tabi olan bu suçlardan dolayı ayrıca mağdurun şikayeti aranmaksızın gerekli soruşturma yapılır.
Hırsızlık Suçu ve Cezasında Yargılama
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Gerek TCK 141 maddesi ve gerekse TCK 142 maddesinde yer alan ceza üst sınırları itibariyle yargılama görevi Asliye Ceza Mahkemelerine aittir. Yetkili mahkeme ise suçun işlenmiş olduğu yer Asliye Ceza Mahkemesidir.
Hırsızlık Suçu Cezasının Adli Para Cezasına Çevrilmesi
Kural olarak herhangi bir suçtan yapılan yargılama sonucunda hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi için söz konusu hapis cezasının 1 yıl ve daha az süreli olması gerekir.
TCK 141 maddesinde yer alan basit hırsızlık cezası ile TCK 142 mmaddesinde yer alan nitelikli hırsızlık suçu cezası alt sınırları 1 yıldan fazladır. Bu nedenle sıklıkla hırsızlık suçu cezasının para cezasına çevrilmesi pek mümkün değildir. Ancak yazımızın ilerleyen bölümlerinde daha detaylı değineceğimiz hırsızlık suçunda indirim nedenlerinin varlığı halinde fail hakkında hükmedilecek hapis cezasının 1 yıl ve daha az süreli olması mümkün hale gelebilmektedir. Bu şekilde cezada indirim nedenlerinin varlığı halinde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi de mümkün hale gelir.
Herhangi bir suçtan yapılan yargılama sonucu hapis cezasının 1 yıl ve daha az süreli olması tek başına adli para cezasına çevrilmesi için yeterli değildir.
- Sanığın sosyal ve ekonomik durumu
- Yargılama aşamasında gösterdiği pişmanlık
- Suçun tekerrür olup olmadığı
- Suçu işleniş biçimi / ağırlığı
- Sanığın suç işleme eğilimi
Gibi farklı kriterler göz önüne alınır. Sonuç olarak 1 yıl ve daha az süreli hapis cezaları için mahkeme hakimi takdir yetkisini bu yönde kullanması halinde hırsızlık suçunun para cezasına çevrilmesi mümkündür.
Hırsızlık Suçu Cezasının Ertelenmesi
Yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenebilmesi için;
- Hapis cezasının 2 yıl ve daha az süreli olması
- Daha önce kasıtlı bir suçtan 3 ay ve daha fazla süreli hapis cezasına mahkum olmamış olması
- Yargılama aşamasında pişmanlık göstermiş olması
- Mahkeme hakimi tarafından sanığın ileride tekrar bir suç işlemeyeceği yönünde kanaatinin oluşması
- Hırsızlık suçunda mağdurun zararının iadesi / geri verilmiş olması
Gibi şartların oluşması gerekir. Nitelikli hırsızlık suçu cezası, basit hırsızlık suçu cezasına nazaran çok daha fazla olması için TCK 142 ve alt bentlerinde yer alan seçimlik hareketler için erteleme kararı verilmesi sık karşılaşılan bir durum değildir. Ancak basit hırsızlık suçu cezası, indirim sebepleri de göz önüne alındığında zaman zaman 2 yıl ve daha az süreli şekilde olabilmektedir. Bu durumda yine mahkeme hakiminin takdiri doğrultusunda ve yukarıdaki koşulların oluşması halinde erteleme kararı verilebilir.
Hırsızlık suçu nedeniyle yürütülen soruşturma ve davalarınızda Ceza Avukatı Sevde Özdemir’den profesyonel hukuki destek alabilirsiniz.
Hırsızlık Suçu ve Cezası İçin Cezada İndirim Sebepleri
Suça Teşebbüs (TCK 35)
- Hırsızlık suçuna teşebbüs halinde fail hakkında; 1/4 ile 3/4 arasında ceza indirimi yapılabilir.
Etkin Pişmanlık
- Etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gösterilmesi halinde 1/2 ile 2/3 arasında,
- Etkin pişmanlığın yargılama (kovuşturma) aşamasında gösterilmesi haline; 1/3 ile 1/2 oranlarında
Hırsızlık Suçu ve Cezası İçin İyi Hal İndirimi (TCK 62)
Hırsızlık suçu veya diğer suçlarda yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında iyi hal indirimim uygulanabilmesi için;
- Sanığın yargılamadaki tutumu,
- Pişmanlık göstermesi,
- Daha önce suç işlememiş olması,
- Tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması,
Şeklinde bir takım koşulların bir arada bulunması gerekir. Mahkeme hakimi tarafından sanığın iyi olduğu yönünde kanaat oluşması halinde hapis cezasında 1/6 oranında ceza indirimi yapılabilir.
Hırsızlık Suçunda Yaş Küçüklüğü (TCK 31)
Ceza kanunumuz 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuklar için farklı yaş gruplarına göre farklı ceza indirimi öngörmüştür. Buna göre sanığın;
- 12 – 15 yaş grubu arasında bulunması halinde; 1/3 ile 1/2,
- 15 – 18 yaş grubu arasında bulunması halinde ise; 1/6 ile 1/3 oranında ceza indirimi yapılır.
Hırsızlık Suçunda Malın Değerinin Az Olması (TCK 145)
Hırsızlık suçunda malın değerinin az olması da bir ceza indirim nedenidir. Hatta bazı durumlarda suçun işleniş biçimi ve malın nitelik ve değeri göz önüne alınarak tamamen ceza verme yolundan vazgeçilmesi mümkündür.
Hırsızlık Suçu ve Cezası İçin Daha Az Cezayı Gerektiren Haller (TCK 144)
- Paydaş veya el birliği ile malik olunan mal üzerinde hırsızlık (TCK 144/1-a)
- Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil etmek amacıyla hırsızlık (TCK 144/1-b)
Suçun yukarıda belirtilen TCK 144/1. Maddesi kapsamında kalması halinde “iki aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunacağı belirtilmiş olup ancak bu tür hırsızlık durumlarında ayrıca mağdurun şikayeti aranmaktadır.
Kullanma Hırsızlığı (TCK 146)
TCK 146 maddesinde yer alan hükme göre hırsızlık suçlarının malın geçici bir süre kullanıp tekrar zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi cezada indirim nedenidir. Bu durumda failin eyleminin kullanma hırsızlığı çerçevesinde kalması halinde 1/2 (yarı) oranında ceza indirimi yapılabilir.
Hırsızlık Suçunda Zorunluluk Hali (TCK 147)
Hırsızlık suçunun acil ve ağır bir zorunlu ihtiyacı karşılamak amacıyla işlenmesi durumunda; suça konu malın niteliği, suçun işleniş biçimi ve zorunluluk durumuna göre cezada indirim yapılabilmektedir. Ayrıca TCK 147 maddesi gereğince olayın oluş özellikleri göz önüne alınarak tamamen ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Basit ve Nitelikli Hırsızlık Suçu ve Cezası Karşılaştırma Tablosu
| SUÇ TÜRÜ | SEVK MADDESİ | CEZA ARALIĞI |
| Basit Hırsızlık Suçu | TCK 141/1 | 1 – 3 yıl arası hapis |
| Nitelikli Hırsızlık Suçu | TCK 142/1 | 3 – 7 yıl arası hapis |
| Nitelikli Hırsızlık Suçu | TCK 142/2 | 5 – 10 yıl arası hapis |
| Nitelikli Hırsızlık Suçu | TCK 142/3 | 4 – 10 yıl arası hapis + Para C. |
Hırsızlık Suçu Yargıtay Kararları
Hırsızlık Suçun GPRS Kayıtlarının Delil Olarak Kullanılması
Anılan hırsızlık suçlarının sanıklar tarafından işlendiğinin iddia olunduğu, sanıklar savunmalarında suçsuz olduklarını beyanı ettikleri, gprs kayıtlarının mahkumiyet hükmüne dayanak olacak nitelikte olmadığı, dosyada başkaca savunmanın aksine kanıtlayacak ve mahkumiyet hükmüne dayanak oluşturacak delillin mevcut olmadığı, dolayısıyla müspet suçların sanıklar tarafından işlendiğine dair sanıkların savunmalarının aksini kanıtlayan, her türlü şüpheden uzak, ceza hükmü kurulmasına yeterli delil elde edilemediği sonucuna varıldığından ve yeniden duruşma yapılarak davanın yeniden görülmesini, olayın daha fazla araştırılmasını, hükmün kaldırılmasını gerektirmeyen, düzeltilebilir hukuka aykırılık niteliğindeki CMK’nın 223 maddesine aykırılık yönünden istinaf başvurusu yerinde görülerek:
Sanık K4’un mağdur K1’a yönelik hırsızlık suçundan sanığın cezalandırılmasına dair hükmün karardan çıkarılıp yerine;
“Yüklenen hırsızlık suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın müsnet suçtan BERAATİNE”
Hırsızlık Suçunda Malın Değerinin Az Olması
Müşterek faillerin aynı müdafi ile temsil edilmesi, savunma zaafı oluşturduğundan müşterek faillerinin ayrı ayrı müdafilerle temsil edilmesi gerekirken aynı müdafi ile temsil edilerek savunma hakkının sınırlandırılmış olmasının suça konu usturanın değerinin 5 TL olduğunun tespit edilmesinin karşısında; suça konu usturanın değerinin TCK’nun 145/1 maddesi anlamında değerinin az olup olmadığının ve TCK’nun 145/1 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının hususunda kararın herhangi bir gerekçe ve değer içermemesinin ve yine TCK’nun 168 maddesinin uygulanması için gerekli sebeplerin nasıl gerçekleştiğine ilişkin kararın herhangi bir gerekçe ve değerlendirme içermemesinin CMK’nın 289/1.g-h maddesi anlamında hukuka kesin aykırılık niteliğinde olması sebebiyle suça sürüklenen çocuk müdafinin istinaf sebepleri de bu yönden yerinde görülmüş olduğundan suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan cezalandırılmasına dair HÜKMÜN BOZULMASINA,
Hırsızlık Suçu ve Cezası İçin İçtima
Dosyada mevcut katılanların beyanlarından anlaşıldığı üzere, katılanlardan K3 ve K4’in büyükbaş hayvanlarının 05/05/2016 tarihinde çalındığı, diğer katılan K6’ın büyükbaş hayvanının ise daha önce 24/04/2016 tarihinde çalındığı, katılan K3’ın çalınan büyükbaş hayvanının tanık K5’da ele geçirilerek katılan K3’a iade edildiği, diğer katılanların çalınan büyükbaş hayvanlarının iade edilmediği, zararlarının da giderilmediği, iddianamenin olay anlatım kısmında sanıkların her bir katılana karşı büyükbaş hayvan çalmak suretiyle hırsızlık suçlarını işledikleri iddia edilmesine karşın eylem sayısı yerine sanıkların bir kez hırsızlık suçundan TCK.’nun 142/2-g. maddesi gereğince cezalandırılmalarının talep edildiği, katılanlar K4 ve K3 kolluktaki beyanlarında çalınan büyükbaş hayvanlarının 05/05/2016 tarihinde evlerinin avlusundan çalındığını beyan ettikleri, katılan K6’ın ise kovuşturma aşamasındaki beyanında çalınan büyükbaş hayvanının evinin önünde durduğu sırada 24/04/2016 tarihinde çalındığını beyan ettiği, katılanlar K3 ve K4’in çalınan büyükbaş hayvanlarının evlerinin önündeki avludan çıkıp çıkamayacakları, buna göre evlerinin önündeki avludan mı, yoksa dışarıdan mı çalındığı hususları tespit edilerek, sanıkların katılanlar K3 ve K4’in büyükbaş hayvanlarının ayrı ayrı kişilere ait olduğunu bilebilecek durumda iseler, katılanlar K3 ve K4’e karşı ayrı ayrı hırsızlık suçundan cezalandırılmalarının gerekeceği, aksi takdirde katılanlar K3 ve K4’e karşı bir kez hırsızlık suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesinin gerekeceği, diğer katılan K6’ın büyükbaş hayvanı 24/04/2016 tarihinde çalındığından K6’a karşı hırsızlık suçunun ayrı bir hırsızlık suçu olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı, bu hususlar değerlendirilerek ve TCK.’nun 142/2-g. maddesinin kaç kez uygulanabileceği hususunda sanıklara CMK.’nun 226. maddesi gereğince ek savunma hakları da verilerek sanıkların hukuki durumlarının tayini gerekmesine karşın sanıkların hangi katılana karşı işlendiği belirtilmeden bu nedenlerle istinaf incelemesine olanaklı olmayacak şekilde sanıkların bir kez hırsızlık suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Hırsızlık Suçunda Kısmi İade
Hırsızlık suçunun konusu 3.000 TL değerindeki eşya olup, 230 TL nin soruşturma aşamasında mağdura verildiği halde kısmi iade nedeni ile mağdurun muvafakatinin bulunup bulunmadığı araştırılıp tespit edilmesi gerekirken edilmediği, bu sebeple de hangi sebeple muvafakat ve kısmi iadenin gerçekleşmediğinin kabul edildiği hususunda kararın herhangi bir değerlendirme ve gerekçe içermemesinin CMK’nın 289/1.g maddesi anlamında hukuka kesin aykırılık niteliğinde olması sebebiyle suça sürüklenen çocuk müdafinin istinaf sebepleri de bu yönden yerinde görülmüş olduğundan suça sürüklenen çocuğun Hırsızlık suçundan cezalandırılmasına dair HÜKMÜN BOZULMASINA, Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan mahkemesine gönderilmesine
Tahsis ve Kullanımları Gereği Açıkta Bırakılmış Eşya Hakkında Hırsızlık
Yerel Mahkemece sanık K1 hakkında mağdur K4’e karşı hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararında; düzeltilen husus dışında, usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, yeterli gerekçeyi taşıdığı, ancak; sanıkların savunmaları, mağdur K4’in beyanı, mağdur K4’in ikametgahının eklentisi olmayan, ikametgahın önünde yolda park halinde bulunan kamyonunun aküsünün bulunduğu yerin kilitli olmadığına dair tutulan 09/04/2020 tarihli tutanak ve tüm dosya kapsamından, mağdur K4’in kamyonunun kilitli olmayan bölümünden aküsünün çalınması suçunun TCK.’nun 142/1-e, 143/1. maddelerinde düzenlenen geceleyin adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılan eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturmasına karşın suç vasfında yanılgıya düşülerek, TCK.’nun 142/2-h, 143. maddelerinde düzenlenen geceleyin kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçundan fazla ceza tayin edilmesi, CMK.’nun 280/1-c maddesi gereğince dairemizce olayın daha ziyade aydınlanmasını gerektirmeden ve duruşma açılmadan hukuka aykırılığın düzeltilebileceği değerlendirilerek;
Hırsızlık Suçu ve Cezası İçin Etkin Pişmanlık
Somut olay ile yukarıdaki açıklamalar birlikte ele alındığında, sanığın olay günü saat 21.15 sıralarında olay yeri binasında oturmakta olan bir daire sakini tarafından bir çiğ köfte salonuna verilmiş bulunan siparişi teslim etmek amacıyla bina cümle kapısından içeri girdiği, siparişi teslim edip binadan ayrılacağı sırada mağdura ait daire kapısının önündeki ayakkabılıkta bulunan ayakkabıyı gördüğü, bulunduğu yerden alıp montunun içine saklamak suretiyle binadan ayrıldığı, ulusal yargı ağı kayıtlarına göre,olay yerinde olay tarihi itibariyle güneşin saat 17.35 da batması ve gecenin de saat 18.35 de başlamasına nazaran eylemin gece sayılan zaman diliminde işlendiği, sanığın bu şekilde bina dahilinde muhafaza altına alınan eşya hakkında gece vakti hırsızlık suçunu işlediği, olayın bina içi güvenlik kamerası tarafından kayda alındığı, yapılan araştırma sonucunda sanığın kimliğinin tespit edildiği, sanığın yakalanmasından sonra ayakkabının edinme değerini mağdura ödemek suretiyle soruşturma aşamasında etkin pişmanlık gösterdiği, mağdurun ayakkabılığında bulunan ihtiyaç duyduğu az olarak kabul edilen bir değerde bir ayakkabı almakla yetinmesine, başka bir ayakkabı almak yönünde bir irade göstermemesine, suçun diğer işleniş şekli ve özelliklerine, mağdur veya sanığın konumuna ve haksızlığın mağdur üzerindeki etkilerine nazaran, somut fiilin dosyaya yansıyan ağırlığıyla orantılı olacak şekilde ceza adaletini sağlamak adına, sanığın cezasından TCK’nun 145 ‘inci maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Zincirleme Şekilde Hırsızlık Suçu
Sanıklar hakkında sadece 30/03/2017 tarihinde işlenen hırsızlık suçundan dolayı kamu davasının açıldığı, halbuki sanıkların ikrarları ile de anlaşıldığı üzere 23-25-27 vs. Mart 2017 tarihlerinde aynı sanıkların aynı mağdura karşı hırsızlık suçlarının işlendiğinin belirtildiği, özellikle TCK’nın 43 ve 168. Maddelerin uygulanması yönünden davaların birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla açılan soruşturma veya kovuşturma olup olmadığının araştırılması, yoksa soruşturma başlatılmasının sağlanması ve tüm dosyaların birleştirilerek görülmesi gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesindeki dava ile İlk Derece Mahkemesindeki davanın birleştirilmesinin mümkün olmadığı, zorunlu olduğu halde delillerin birlikte değerlendirilmemesi CMK’nın 289/1 maddesi anlamında hukuka kesin aykırılık niteliğinde olması sebebiyle sanıklar ve sanık müdafiinin istinaf sebepleri de bu yönden yerinde görüldüğünden sanıkların hırsızlık suçlarından cezalandırılmasına dair HÜKMÜN BOZULMASINA, Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükümleri bozulan mahkemeye gönderilmesine,
Gece Vakti Hırsızlık Suçuna Teşebbüs
Dairemizce duruşma açılarak yapılan yargılamada; sanıkların kaçamaklı savunmaları, müşteki anlatımı, görüntü kayıtları, yakalama tutanağı, parmak izi tespit tutanağı, tutanaklar ile diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinde; olay tarihinde katılanın Dinar ilçesinde işlettiği F2 Aile Restoranını saat 22:30 civarında kapattığı, geceden sayılan saat 03:00’da kamera görüntülerinde üç kişinin dükkanın önünde dolaştığını görmesi üzerine baktığında şahıslardan ikisinin işyerinin etrafı duvarla çevrili eklentisi bahçe içerisine girerek burada bulunan dolaptan alkollü içecekleri alarak dışarıda bekleyen diğer şahsa verdikleri, sanıkların aracının lokantaya 100 metre mesafede beklemekte olduğu ve alınan içkilerin sanıklar tarafından bu araca bırakılarak geri gelinerek kalan içki şişelerinin alınmaya devam edildiği, katılanın olayı güvenlik kuvvetlerine haber verdiği, güvenlik görevlilerinin olay yerine geldiği, bu şekilde sanıklar hakkında takibe katılan tarafından başlandığı ve katılanın polisi araması nedeniyle işyeri önüne polis aracının geldiğini gören sanıklar bir kısım içkileri de bahçe duvarının üstünde bırakarak araçlarına binerek hareket ettikleri sırada polis aracı tarafından takibe başlandığı dur ihtarına uyulmadığı, araç takip edilerek durdurulmak istendiğinde sanıkların aracı durdurarak araçtan inerek kaçmaya başladıkları sanıklardan K3 ve K10’ın yakalandığı, araç içerisinde içkilerin bulunduğu, aracın sanıklardan K3 tarafından kiralandığı, daha sonra kaçan sanıklardan K7’nin parmak izlerinin araç içindeki içki şişeleri üzerinden çıktığı ve bu sanığa da bu şekilde ulaşıldığı, sanıkların hırsızlamak istedikleri içkileri egemenlik alanlarına sokamadıkları, önce katılan daha sonrada güvenlik güçlerinin kesintisiz takibi sonucu eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, katılanın iş yerinde yaptığı kontrolde toplam 1.530 TL değerinde 11 şişe 70’lik ve yine 11 şişe 35’lik rakılarının hırsızlandığını tespit ettiği anlaşılmakla; sanıkların geceleyin bina içerisinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçuna teşebbüs suçunu işledikleri suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu vicdani kanısı ile cezalandırılmaları cihetine gidilmiş; sanıkların dosya içeriğine, olayın gelişimine ve mevcut delil durumuna aykırı suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir.
Hırsızlık Suçunda Uzlaşma
Dairemizce duruşma açılarak yapılan yargılamada; sanık savunması, müşteki ve tanık anlatımları, görüntü kaydı, olay tutanakları ile diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinde; müştekinin suç tarihinde saat 14.15 sıralarında Doğan marka aracını kapısı açık kontak anahtarı üzerinde F1 market önüne bıraktığı, aracın buradan hırsızlandığı, görüntü kayıtlarından sanığa ulaşıldığı, sanığın suçlamayı kabul etmediği, görüntüdeki kişinin kendisi olmadığını ifade ettiği ancak sanığı yakından tanıyan K3 isimli şahsa kamera görüntüleri izlettirildiğinde aracı çalan şahsın sanık K1 olduğunu kesin ve net olarak teşhis edildiği, müştekinin zararının giderilmediği, müştekiye ait kapıları kilitli olmayan ve kontak anahtarı üzerinde park halinde bulunan aracın çalınması şeklindeki eyleminin TCK.’nın 141/1. maddesinde düzenlenen basit hırsızlık suçunu oluşturduğu, uzlaşmaya tabi suç açısından yaptırılan uzlaştırma işleminin olumsuz sonuçlandığı anlaşılmakla; sanığın değişen suç vasfı ile basit hırsızlık suçunu işlediği suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu vicdani kanısı ile cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
SIK SORULAN SORULAR
İlk Hırsızlık Suçunun Cezası Ne Kadardır?
Türk Ceza Kanunumuzda suç olarak tanımlanmış bir fiilin ilk defa gerçekleşmiş olması ayrı bir cezalandırma yöntemi değildir. Bu nedenle ilk hırsızlık suçunun cezası yönünde de ayrı bir düzenleme yoktur. Ancak yukarıda detaylarını paylaşmış olduğumuz cezada indirim nedeni olabileceği gibi ilk defa hırsızlık suçunun işlenmesi halinde; Diğer koşulların oluşması durumunda adli para cezasına çevrilme veya erteleme kararı verilebilir.
Hırsızlık Suçunda Tutuklama Olur Mu?
Basit hırsızlık (TCK 141/1) maddesi için tutuklama tedbiri sıklıkla uygulanmamaktadır. Ancak TCK 142 maddesinde yer alan nitelikli hırsızlık suçu için sıklıkla tutuklama tedbirlerinin uygulandığına rastlamaktayız.
Hırsızlık Suçundan Nasıl Beraat Edilir?
Herhangi bir suçtan yapılan yargılama sonucunda beraat kararı alabilmek için;
- Suçun unsurlarının oluşmaması (Hırsızlık suçu unsurları)
- Suçun sanık tarafından işlenmediğinin anlaşılması
Gerekir. Bu koşulların oluşması halinde hırsızlık suçundan dolayı sanık hakkında beraat kararı verilebilir.
Hırsızlık Suçu Paraya Çevrilebilir Mi?
Yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında verilen hürriyeti bağlayıcı (Hapis cezası) cezanın para cezasına çevrilmesi için bu hapis cezasının 1 yıl ve daha az süreli olması gerekir. Hırsızlık suçunun para cezasına çevrilmesi kısmen; Basit hırsızlık suçu ve cezası için mümkün olsa da, nitelikli hırsızlık suçu ve cezası için para cezasına çevrilmesi pek mümkün değildir.
TCK 142 Hırsızlık Cezası Ne Kadardır? (Nitelikli Hırsızlık Suçu ve Cezası)
TKC 142 maddesi ve alt bentlerinde nitelikli hırsızlık için öngörülmüş seçimlik hareketler sıralanmıştır. Bu fiillerin ağırlıklarına göre; nitelikli hırsızlık suçu cezası 3 yıl ile 10 yıl arasında hapis cezası şeklinde değişmektedir.
5 Yıl Ceza Alan Ne Kadar Yatar?
Mevcut infaz kanunumuzda yer alan hükümlere göre tekerrür ve mükerrer suçlar hariç olmak üzere 5 yıl ceza alan bir hükümlü yaklaşık 2 yıl 6 ay ceza infaz kurumlarında cezasını infaz eder.
Hırsızlık Suçu ve Cezası Şikayete Tabi Mi?
TKC 141/1 maddesinde yer alan basit hırsızlık suçu ve cezası ile TCK 142 maddesinde yer alan nitelikli hırsızlık suçu ve cezası takibi şikayete tabi suçlardan değildir. Suçun öğrenilmesi ile birlikte şüpheli hakkında re’sen soruşturma yapılır. Ancak TCK 141 maddesinde yer alan basit hırsızlık suçu uzlaşmaya tabidir.
Bu içerik, Avukat Sevde Özdemir tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık niteliği taşımadığı gibi avukat–müvekkil ilişkisi de oluşturmaz.
Her hukuki uyuşmazlık kendi içinde farklı dinamikler barındırdığından, içerikte aktarılan bilgiler somut olayın koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için konu hakkında mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.

İstanbul doğumlu Avukat Sevde Özdemir, lisans eğitimini Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamlamış ve İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak stajını yapmıştır. Bugün İstanbul Kartal’da kurduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.
Aile Hukuku, Ceza Hukuku, Miras Hukuku, Şirketler Hukuku, Tazminat Hukuku, İcra Hukuku ve Gayrimenkul Hukuku gibi alanlarda uzmanlaşan Sevde Özdemir, müvekkillerine etkili ve çözüm odaklı hukuki destek sağlamaktadır.