Günümüzde teknolojinin gelişmesi ve iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte, kişisel haklara yönelik saldırıların şekli ve mecrası da değişiklik göstermiştir. Bu saldırı türlerinden biri de telefon, sosyal medya veya mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla gerçekleştirilen cinsel taciz eylemleridir. 

Telefonla cinsel taciz, mağdurun bedensel dokunulmazlığına fiziksel bir temas olmaksızın, cinsel amaçlı olarak rahatsız edilmesi şeklinde tanımlanabilir. Bu eylem, mağdurun huzurunu bozan, onu tedirgin eden ve cinsel özgürlüğünü hedef alan bir suçtur. 

Türk hukuk sisteminde, kişilerin cinsel dokunulmazlığı ve huzuru yasalarla koruma altına alınmıştır. Bir kimsenin telefonla aranarak, mesaj atılarak veya ses kaydı gönderilerek cinsel içerikli sözlere maruz bırakılması, Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmektedir. Bu tür eylemler, mağdurun psikolojisini olumsuz etkilemekte ve günlük yaşamını idame ettirmesini zorlaştırabilmektedir. 

Bu nedenle kanun koyucu, bu eylemleri cezai yaptırıma bağlayarak caydırıcılığı sağlamayı ve mağdurları korumayı amaçlamıştır. Bu yazımızda, telefonla işlenen cinsel taciz suçunun hukuki boyutunu, cezai yaptırımlarını ve mağdurların izlemesi gereken yolları detaylıca ele alacağız. Konuyla ilgili hukuki danışmanlık ya da avukatlık hizmetleri için Ceza Avukatı Sevde Özdemir ile iletişime geçebilirsiniz.

Telefonla Cinsel Tacizin Cezası: TCK 105/2-d Madde Analizi

Telefonla Cinsel Tacizin Cezası: TCK 105/2-d Madde Analizi

Telefonla Cinsel Tacizin Cezası

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 105. maddesi, cinsel taciz suçunu düzenlemektedir. Maddenin birinci fıkrasına göre, bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adli para cezasına hükmolunur. Ancak suçun telefon gibi iletişim araçlarıyla işlenmesi, kanunda “nitelikli hal” olarak kabul edilmiş ve daha ağır bir cezai yaptırıma bağlanmıştır. 

TCK’nın 105. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendi, cinsel taciz suçunun “Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle” işlenmesi halini düzenler. Telefon, SMS, WhatsApp, sosyal medya mesajları gibi araçlar bu kapsamda değerlendirilir.

Kanun koyucu, failin mağdura ulaşmasını kolaylaştıran ve mağdurun kaçınma olanağını zorlaştıran bu araçların kullanılmasını, suçun işlenmesini kolaylaştırdığı gerekçesiyle cezayı artıran bir neden saymıştır. Buna göre, telefonla cinsel taciz suçunun işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Yani, temel suç için belirlenen ceza ne ise, bu ceza yarı oranında artırılarak hüküm kurulur. 

Örneğin, mahkeme temel ceza olarak 6 ay hapis cezası belirlemişse, suçun telefonla işlenmesi nedeniyle bu ceza yarı oranında artırılarak 9 aya çıkarılacaktır. Ayrıca, bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz. Bu düzenleme, teknolojinin kötüye kullanımının önüne geçilmesi ve mağduriyetin ağırlığının cezaya yansıtılması açısından büyük önem taşımaktadır.

Telefonla Cinsel Taciz Suçunun Unsurları

Her suçta olduğu gibi telefonla cinsel taciz suçunun oluşabilmesi için de kanuni unsurların bir arada bulunması gerekir. Bu unsurlar maddi unsur, manevi unsur ve hukuka aykırılık olarak sınıflandırılır. 

Suçun maddi unsuru, failin mağdura yönelik cinsel amaçlı bir davranışta bulunmasıdır. Cinsel taciz suçunda en belirleyici özellik, mağdurun vücuduna fiziksel bir temasın bulunmamasıdır. 

Eğer fiziksel temas gerçekleşirse suçun vasfı değişerek “cinsel saldırı” suçuna dönüşür. Telefonla cinsel tacizde maddi unsur; telefon araması, sesli mesaj, SMS, görsel veya video gönderimi gibi yollarla cinsel içerikli, ahlaka aykırı ve mağduru rahatsız edici beyan veya görüntülerin iletilmesiyle gerçekleşir. Bu iletilerin mağdurun rızası dışında olması şarttır.

Suçun manevi unsuru ise “kast”tır. Failin, eylemi bilerek ve isteyerek, özellikle “cinsel saik” (cinsel amaç) ile gerçekleştirmesi gerekir. TCK 105. madde metninde açıkça “cinsel amaçlı olarak” ifadesi yer almaktadır. Dolayısıyla, cinsel bir amaç gütmeyen, sadece hakaret veya tehdit içeren ya da sırf rahatsız etme amacı taşıyan aramalar cinsel taciz suçunu oluşturmaz; bu eylemler duruma göre hakaret, tehdit veya kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarını oluşturabilir. 

Hukuka aykırılık unsuru ise, failin eylemini hukuka uygun hale getiren herhangi bir nedenin (örneğin mağdurun geçerli rızasının) bulunmamasıdır. Mağdurun açık rızası varsa cinsel taciz suçundan söz edilemez; ancak rızanın varlığı tartışmalı durumlarda veya rızanın geri alındığı hallerde eylemin devam etmesi suçun oluşmasına neden olabilir.

Telefonla Cinsel Taciz ile Karıştırılan Suçlar

Telefonla Cinsel Taciz ile Karıştırılan Suçlar

Telefonla Cinsel Tacizin Cezası

Telefonla cinsel taciz suçu, uygulamada sıklıkla benzer nitelikteki diğer suçlarla karıştırılabilmektedir. Bu ayrımın doğru yapılması, uygulanacak ceza maddesinin ve savunma stratejisinin belirlenmesi açısından hayati önem taşır. 

En sık karıştırılan suçlardan biri, TCK 123. maddede düzenlenen “Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma” suçudur. Eğer fail, mağduru telefonla ısrarla arıyor ancak cinsel içerikli bir söylemde bulunmuyorsa (örneğin sadece sessiz kalıyorsa veya müzik dinletiyorsa), eylem cinsel taciz değil, huzur ve sükunu bozma suçu kapsamında değerlendirilir. Cinsel taciz için mutlaka “cinsel amaç” ve cinsel içerikli bir davranış/söz gereklidir.

Bir diğer karıştırılan suç tipi “Hakaret” (TCK 125) suçudur. Failin mağdura telefon üzerinden söylediği sözler, cinsel arzu tatminine yönelik değil de, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide etmeye yönelik küfür veya aşağılama niteliğindeyse, bu durumda cinsel taciz değil hakaret suçu oluşur. Örneğin, cinsel organlara atıf yapan küfürler genellikle cinsel taciz değil, hakaret olarak kabul edilir; çünkü amaç cinsel tatmin değil, hakaret etmektir. 

Ayrıca, TCK 106. maddesindeki “Tehdit” suçu ile de ayrım yapılmalıdır. Eğer fail cinsel içerikli sözler sarf ederken aynı zamanda mağduru bir kötülük yapmakla korkutuyorsa (örneğin “benimle olmazsan seni rezil ederim” gibi), bu durumda hem cinsel taciz hem de şantaj veya tehdit suçları birlikte oluşabilir ve fikri içtima hükümleri gündeme gelebilir. 

Son olarak, TCK 123/A maddesindeki “Israrlı Takip” suçu da, telefonla tacizin süreklilik arz etmesi ve mağdurda ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi yaratması durumunda gündeme gelebilecek, ancak şartları farklı olan bir suç tipidir.

Telefonla Cinsel Tacizden Korunma Yolları

Telefonla cinsel tacize maruz kalan kişilerin hem hukuki hem de fiili olarak başvurabileceği çeşitli korunma yolları bulunmaktadır. Öncelikle, suçun ispatı açısından delillerin kaybolmaması büyük önem taşır. Mağdur, kendisine gelen cinsel içerikli mesajları, arama kayıtlarını, varsa ses kayıtlarını veya görüntüleri silmemeli; ekran görüntülerini alarak muhafaza etmelidir. 

Bu deliller, soruşturma ve kovuşturma aşamasında failin cezalandırılması için kritik rol oynar. Hukuki süreç, mağdurun en yakın polis merkezine, jandarmaya veya doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına giderek şikayetçi olmasıyla başlar.

TCK 105. maddesi gereğince cinsel taciz suçunun temel hali (basit hali) soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır; bu nedenle mağdurun şikayet hakkını fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde kullanması gerekmektedir.

Ayrıca, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler talep edilebilir. Eğer taciz eylemi, mağdur üzerinde bir şiddet tehdidi oluşturuyor veya ısrarlı takip boyutuna ulaşıyorsa, Aile Mahkemesi’nden failin mağdura iletişim araçlarıyla ulaşmasının engellenmesi (uzaklaştırma/iletişim yasağı) kararı aldırılabilir. 

Bu karar, failin mağduru aramasını, mesaj atmasını yasaklar ve ihlali halinde tazyik hapsi gibi yaptırımlar içerir. Fiili korunma yöntemi olarak ise, ilgili numaraların engellenmesi ve sosyal medya hesaplarında gizlilik ayarlarının artırılması önerilebilir; ancak bu durum failin cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, sadece tacizin devamını önlemeye yönelik kişisel bir tedbirdir. Hukuki sürecin sağlıklı yürütülmesi için bir ceza avukatından profesyonel destek almak, hak kaybı yaşanmaması adına en doğru adımdır.

Özetle, telefonla cinsel taciz, Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesi kapsamında cezalandırılan bir suçtur. Telefon, sosyal medya gibi iletişim araçlarının kullanılması, suçun nitelikli hali olarak kabul edilmekte ve verilecek ceza yarı oranında artırılmaktadır. Bu suç; maddi, manevi ve hukuka aykırılık unsurlarının oluşmasıyla meydana gelirken, hakaret, tehdit gibi suçlardan da ayrılmaktadır. Mağdurların korunması amacıyla hukuki yolların yanı sıra delillerin saklanması gibi fiili tedbirler de büyük önem taşımaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Telefonda edilen küfüre dava açılır mı?

Evet, telefonda edilen küfür Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi kapsamında “Hakaret” suçunu oluşturur ve mağdurun şikayeti üzerine dava açılabilir. Eğer sarf edilen sözler cinsel taciz veya tehdit boyutuna ulaşırsa, bu eylemler için de ayrıca ceza talep edilebilir.

2. Telefonda cinsel içerikli konuşmak suç mu?

Evet, karşı tarafın rızası olmaksızın telefonda cinsel içerikli konuşmak TCK 105. madde uyarınca cinsel taciz suçudur. Eylemin telefon gibi iletişim araçlarıyla işlenmesi, cezanın yarı oranında artırılmasını gerektiren nitelikli bir haldir.

3. Telefonda küfür nasıl ispatlanır?

Telefonda edilen küfür veya hakaret; arama kayıtları, mesaj ekran görüntüleri, varsa tanık beyanları ve yasal çerçevede alınan kayıtlarla ispatlanabilir. Arama saati ve süresini gösteren HTS kayıtları da olayın gerçekleştiğine dair destekleyici delil olarak kullanılır.

Bu içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır, hukuki danışmanlık değildir.